Ana SayfaKuytu KöşeYık, İşlet, Katlet! Türkiye’deki Doğa Katliamları

Yık, İşlet, Katlet! Türkiye’deki Doğa Katliamları

Yık, İşlet, Katlet!

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak.

Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle, bu sözü 1800’lü yılların ortasında, Amerika’da avrupalıların kolonileşmelerinin hızla yaygınlaştığı bir dönemde dile getirmişti. Kızılderililerin topraklarının ellerinden alınarak yeni şehirler, demir yolları ve madenlerin inşaa edildiği bir dönemde. İnsanın para kazanma hırsını bilgece açıklayan bu söz, doğa katliamlarının bu denli arttığı bir dönemde çok daha tesirli bir şekilde ifade ediyor.

Topraklarımız, ormanlarımız, sahillerimiz, ağaçlarımız, derelerimiz ve havamız bugüne kadar hiç görmediğimiz; geriye dönüşü imkânsız bir tahribatla karşı karşıya. Türkiye’nin inşaat sektörüne dayalı ekonomik büyüme politikaları neticesinde ulaşım, madencilik, turizm ve konut imarı gibi pek çok alanda projeler üretilerek yürürlüğe sokuluyor. Bu amaçla birçok tabiat alanları ve 1. dereceden sit alanları çıkartılan kanunlar ve değiştirilen yönetmeliklerle imara açılmış ve önemli birer rant alanları haline dönüşmüştür. İki yıl öncesine kadar cılız da olsa hukuki bir savunma hattına sahip olan tabiat alanlarımız, özellikle 15 Temmuz sonrası çıkartılan KHK lar ile tamamen savunmasız bir duruma düşmüş durumda.

Halihazırda doğaya yönelik sayısız kıyımın yaşandığı ülkemizde, yaşanan doğa katliamlarına bir kaç örnek:

Muğla Güvercinlik Koyu

güvercinlik koyu15 Temmuz 2007 tarihinde Muğla’nın cennet köşelerinden biri olan Güvercinlik Koyu aynı anda üç noktada başlayan yangın sebebiyle  yok oldu. Ne tesadüftür ki yangından bir yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Güvercinlik Turizm Merkezi” olarak belirlenen ormanlık alan, turistik tesis yapılması amacıyla üç şirkete 85, 80 ve 95 dönüm olarak tahsis edilmişti. Fakat çıkan yangın, koruma altındaki söz konusu ormanların yer aldığı 195 hektar alanı kül etti.

O dönem Muğla Orman Bölge Müdürü olarak görev yapan İbrahim Aydın, çıkan yangının insan kaynaklı olduğunu tahmin ettiklerini belirmiş, “Ormanlık alanlar ve imar yerleri belli. Kesinlikle iddia ediyorum ki yanan yerler ne 2B kapsamında olacak ne de imara açılacak. Temizleyerek yeşillendireceğiz.” iddiasında bulunmuştu. Hatta dönemin Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay : “Orada hiçbir izin söz konusu değildir. Eski haline getirmek için ne gerekirse yapılsın. Dosya önüme gelse de doldurulan alan eski haline getirilmeden ve yanan arazi ağaçlandırılmadan bakmayacağım.” İfadelerini kullanmıştı. Dönemin yetkililerinin toplumun gazını alıcı ifadelerinin ardından, zaman toplumsal hafızamız üzerindeki etkisini kullanmış ve Muğla Güvercinlik Koyu’ndaki yangın ve ağaçlandırma sözlerini temizlemişti. Gelinen nokta ise aşağıdaki gibidir.

bodrum-guvercinlik-oteller-yer-1
Güvercinlik Koyu

Uzungöl

Trabzon ‘un gözde turizm noktalarından birisi olan ve son dönemde, Suudi Arabistan başta olmak üzere körfez ülkelerinden gelen turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Uzungöl’de otel, apart otel, pansiyon ve iş yeri sayısının plansız şekilde artışıyla birlikte imar kirliliği yaşanmaya başlandı. Yeşil görüntüsünü yavaş yavaş beton grisine bırakmasının yanı sıra bölge turizminin gelişmesi  gerekçe gösterilerek başlanan yol çalışmaları sebebiyle  doğal gölün etrafının istinat duvarıyla çevrilmesi, Uzungöl’ün adeta bir baraj silüetine dönüşmesine sebep olmuş durumda.

Uzungöl
Uzungöl

İstanbul

Türkiye ekonomisinin inşaat sektörüne dayalı büyüme modelinin merkezinde şüphesiz   İstanbul yer alıyor. Metrekare değeri bakımından Türkiye’nin en pahalı arsalarına sahip olan şehir, gerek yerli ve yabancı mütehaitlerin, gerekse ekonominin son dayanağı durumunda olan inşaat sektörünün devamı için iktidarın iştahını fazlasıyla kabartıyor. İki yıl öncesine kadar cılız da olsa hukuki bir savunma hattına sahip olan İstanbul, Özellikle 15 Temmuz sonrası çıkartılan KHK lar ile tamamen savunmasız bir duruma düşmüş durumda.

Uğruna sayısız ağacın kesildiği 3’üncü köprü, Kuzey Marmara Otoyolu bağlantı yolları ve 3. Havalimanı inşaatlarının yanında, şehrin her bir noktasında hızlıca yayılan yapılaşma şehrin silüetini çok hızlı bir şekilde bozmaya devam ediyor. Özellikler İstanbul’un elinde kalan son oksijen kaynağı durumunda olan Kuzey Ormanları üzerinde gerçekleştirilen Kuzey Marmara Otoyolu bağlantı yolları ve 3. Havalimanı inşaatları artık İstanbul’un geri dönüşü olmayan bir çevre felaketinin de içine sokmuş durumda.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü

yavuz sultan selim köprüsü
İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı başlamadan önce, Rasat uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2012
İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı, Rasat uydu görüntüsü, 24 Eylül 2017
İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı, Rasat uydu görüntüsü, 24 Eylül 2017
RELATED ARTICLES
- Advertisment -
Google search engine

Most Popular

Kişisel Gelişim Nedir?

Temel Bütçeleme İlkeleri

Olimposlu Tanrılar

Makine Öğrenimi Nedir ?

Recent Comments