Ana SayfaKuytu KöşeAman Dikkat! ‘’Burası aşıklar makamı’’

Aman Dikkat! ‘’Burası aşıklar makamı’’

Evvela şunu belirtmek isterim ki; daha önceleri birçok kez gittiğim Bursa’yı hiç bu kadar çok gezmemiştim. Evliya Çelebi’nin “Üzerinde nur dolaşan ruhaniyetli bir şehirdir” diye bahsettiği Bursa’yı yoldaşım Salih ile didik didik ettik. Kalbimizin anahtarlarını taşıyan, yollarımızı bize kolaylaştıran evliyalarımızın ve Cihan imparatorluğu olan Osmanlı Sultanlarının kabirlerini gezme fırsatına nail olduk. Bu Devleti Aliyye’de Kardeş katlinden başka şeylerde var.  Anlayış var… İdamdan başka şeylerde var.  Eskilerin ne kadar ince düşünceli olduğunu gösterecek örneklerden öyle bir tanesi var ki; “Kahve ikramı yanında getirilen Su’’onlardan sadece bir tanesi. Misafir ikram edilen kahvenin yanında gelen suyu içerse aç olduğu anlaşılır ve onun için yemek hazırlanırdı. Eğer kahveyi içerse tok olduğu anlaşılırdı. Günümüzde doğru-yanlış ekseninde tartışmalara açık olan ve halen sizinkiler-bizimkiler yarışını sürdüren insanlarımızın bu tartışmaları gün yüzüne çıkaran bakış açısının sadece “taraftarlık’’ olduğu kanaatindeyim. Fenerbahçeli bir taraftar olarak Galatasaray’ın Avrupa kupasını kazanmasına sevinmem lazım. Çünkü bize… Bizim olmaya… Biz olmaya yararı var. Sevinmez isem ne yararı var ? Yararı olmayan şeyin biz olmaya ne faydası var ? Amaç  zaten biz olmak değil mi ?. Neyse lafı çok uzatmayacağım. Bu konulara başka yazılarımda detaylı olarak girerim tabi ecel evvel gelmez ise. (Kul! Eceli Azrail’den mi sandın!)

       Sizlere ilk durağımız olan bir evliyadan bahsedeceğim. Üftade Hazretlerinden. Rüyasında şeyhi Hızır Dede’nin “Mertebeden üftade oldun (düştün)” hitabına maruz kalan bir hazretten. Maaşı terk ederek üftade ismini daha sonra yazacağı şiirlerde mahlas olarak kullanmış bir zat. Bu isim o kadar yaygınlaştı ki esas ismi unutuldu, mahlası kendisine lakap oldu. Kanuni Sultan Süleyman ve devrin ileri gelenleri Üftade Hazretleri’ne büyük saygı göstererek, onun duasını aldığı biliniyor.

uftade hz bursa 7 ia

       İnşa ettirdiği cami ve tekkede irşad faaliyetini sürdürürken 1529-1536 yıllarında Emir Sultan Camii hatipliğine tayin edilen Üftade Hazretleri, bu görevi vefat ettiği 1580 yılına kadar sürdürdü. 1579 yılında Üftade Hazretleri tarafından yaptırılan Üftade Camii, 1855 depreminde büyük zarar gördü ve 1859’da onarıldı.

       Caminin yanında bulunan türbede ise Üftade Hazretleri ile çocuklarından Mustafa, Mehmet, Hayrettin ve Ahmed’in mezarlarının yanında müritleri ve tekke şeyhlerine ait 19 sanduka bulunuyor. Türbede, Sultan Abdülmecid’in 1845’te Bursa’yı ziyaretinde hediye ettiği bir Kabe örtüsü yer alıyor.

       Uludağ sırtlarında, Kestanelik bölgesinde yer alan Üftade Tekkesi de Üftade Mehmed Muhyiddin Hazretleri tarafından inşa ettirildi. 16. yüzyıl yapılarından olan tekke birçok kez onarım gördü. En son Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan restorasyonun ardından burada Üftade Hazretleri’nin hırka, yelek, baston, asa, takunya, kap kacak, takke gibi bazı eşyaları sergileniyor.

Üftade Tekkesi’nde cami, semahane, harem, çilehane ve çeşme bulunuyor. 

“Burası aşıklar makamı”

Bir sonraki durağım ise biraz spontane gelişti. Gördüğümde şaşırdığım rastladığıma da bir o kadar çok sevindiğim Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Torunu Cafer’in Kabri. Kendisi de Üftade hz.’nin kabrinin yanında meftun bulunuyordu.

      Bu kabir ziyaretinden sonra ruhumuzun tadı bal çaldı ve yolumuzu Emir Sultan Hazretlerine çevirdik.  Bu güzergah üzerindeki Irgandı köprüsünden geçerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesine uğradık. Ardından Emir Sultan Mezarlığından yukarı çıkarak Emir Sultan Türbesine vardık. Bu arada Türbeye çok yakın bir yerde kimin mezarını görsek sevinirsiniz ? Zeki Müren… Bir Fatiha’da kendisine hediye ettikten sonra nihayet türbeye vardık.  Camii ve Türbe’nin avlusundan Yeşil Türbe’ye doğru bir kapı açılmakta. Baktığınızda şehrin bir kısmı o kadar güzel gözüküyordu ki sanki kapı tuval, manzarada yağlı resim. 

WhatsApp Image 2022 12 11 at 21.31.09 2

      Emir Sultan’ın eşi Hundi Fatma Sultan tarafından yaptırılan Emir Sultan Camisi’nin avlusunda bulunan türbe zamanla harap olmuş, Sultan II. Abdülhamid’in şehzadeliği sırasında 1868’de yenilenmiştir. Türbenin sekiz köşeli bir planı olup, üzerini yüksek bir kasnağın taşıdığı kubbe örtmektedir. Camiye bakan pencerelerden biri üzerinde h.1285 (1868) tarihli onarım kitabesi dikkati çekmektedir. İçeride, ortada Sultan Yıldırım Beyazid’in damadı Halveti şeyhi Emir Sultan’ın parmaklıklarla çevrili sandukası, yanında ise oğlu Emir Ali Çelebi ile Hundi Sultan’ın ve iki kızının sandukaları bulunmaktadır.

      Emir Sultan’dan da aldığımız feyzden sonra rotamızı Yeşil Türbe’ye yani  1.Mehmed’e çeviriyoruz. Çelebi Mehmed’e…  Rivayetlere göre Yıldırım Bayezid, Mevlana Celaleddin Rumi’nin soyundan gelen bir eşi olduğundan mütevellit ondan doğan çocukları Çelebi unvanı verilmiştir. Çelebi unvanı “efendi, kibar” anlamlarına gelmektedir. Şunu söylemek isterim türbe içerisindeki aydınlatma o kadar kısıktı ki o manevi atmosferi perdelemekteydi. Durumu yetkililere arz ettim umarım dikkate alırlar. Burada da Duamızı ettikten sonra Bursa İslam Müzesine ordan da bir Kahve molası vermek için Koza Han’a uğradık. Uğramasak yorulduğumuzu bize kim fark ettirecek ti ? Biraz fazlaca dinlendikten sonra yolumuzu Bursa Kalesine doğru Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin Kabirlerine çevirdik. Ülkücü arkadaşlar da oradaydı ve neden tekbirlerle bağıra bağıra kabre ziyarete gittiklerini anlayamadım. Savaşa mı gidiyorduk ? Çünkü Kabir ziyaretinde biz böyle bir şey öğrenmemiştik. Savaşta yoktu. Acaba bi gösteri yapıp bizimi eğlendirmek istediler. Ecdada saygı göstermek gerek.

WhatsApp Image 2022 12 11 at 21.31.08 2

      İkindi vakti Gönül Çalabımın huzuruna Ulu Camii’nde kabul buyrulduk. Artık istanbul’a dönme vakti gelmiş hava yavaş yavaş yerini aydınlıktan karanlığa bırakıyordu. Bursa aydınlıkken bir başka karanlıkken bir başka. Gündüz ruh halim başka, akşam başka. Son bir demlenmek için Çorbacıların bulunduğu yerde kahvehaneden birine oturduk. Günü değerlendirirken bi yandan buradan gidişimizin bize verdiği hüzün bir yandan da bi an önce eve varma arzusu. Tamamen anlamsız bir duygusal bozukluk hali içerisindeydik. Bu yazıma Yunus Emremin bir şiiri ile veda etmek istiyorum. Ben Tolga Akyol. Bu kısa gezi yazımı okuduğunuz için teşekkür eder daha sonraki yazılarımda duygularımda hislerimde bizlik ile buluşmak dileği ile. Hayırla kalın.

Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise
Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise
Gönül yüksekte gezer, dem-be-dem yoldan azar
Dış yüzüne o sızar içinde ne var ise

Ak sakallı pir hoca, bilemez hali nice
Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
Sağır işitmez sözü, gece sanar gündüzü
Kördür münkirin gözü, alem münevver ise

Gönül Calab’ın tahtı, Calap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
Sen sana ne sanırsan ayruga da onu san
Dört kitabın manası budur eğer var ise

Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş
Aşk şarabından içmiş, kim mana duyar ise
Yunus yoldan azuban, yüksek yerde durmasın
Sinle sırat görmeye, sevdiği didar ise

Tolga Akyol’un Bursa gezisi 11.12.2022 – Aman Dikkat! ‘’Burası aşıklar makamı’’/

WhatsApp Image 2022 12 11 at 21.30.52
RELATED ARTICLES
- Advertisment -
Google search engine

Most Popular

Kişisel Gelişim Nedir?

Temel Bütçeleme İlkeleri

Olimposlu Tanrılar

Makine Öğrenimi Nedir ?

Recent Comments