Ana SayfaKültür SanatQuentin Tarantino Filmografisinin En İyi Filmleri

Quentin Tarantino Filmografisinin En İyi Filmleri

Şüphesiz Hollywood’un en aykırı yönetmenlerinin başında yer alan bir isim Tarantino.   “Reservoir Dogs” isimli ilk uzun metrajlı filmi 1992’de çıktığı günden beri, şiddet ve mizahın bir karışımıyla oluşturduğu tarzı, kendisine sinema dünyasında hatırı sayılır bir nüfuz ve saygınlık kazandırdı. İşte kült filmlerin yönetmeni Quentin Tarantino’nun en iyi filmleri.

Reservoir Dogs (Rezervuar Köpekleri – 1993)

Reservoir dogs

Bir yönetmenin ilk filmi genel olarak acemilik eseridir ve kendi tarzının oluşması için bir çok film ve uzun yıllar gerekebilir. Alışılagelmişin aksine Tarantino’nun 1992 yapımı ilk uzun metraj filmi olan ‘Reservoir Dogs’ farklı tarzıyla sinema dünyasına adını altın harflerle yazdırmıştı.

‘Reservoir Dogs’ birbirlerini tanımayan bir grup hırsızın bir araya gelerek başarısız bir o kadar da kanlı, sıra dışı bir soygun girişimini ve ardından yaşanan garip gelişmeleri işliyor. Film,  bir çok sahnenin tek bir mekanda geçmesine rağmen, sinema dünyasında daha önce kullanılmamış çekim teknikleriyle, karakter diyaloglarıyla, kara mizah ve vahşetin harmanlandığı senaryosuyla seyir zevkini bir an olsun kaybetmiyor. Tarantino efsanesinin doğmasına da vesile olmuş filmin başrollerini ise Steve Buscemi, Harvey Keitel, Tim Roth, Michael Madsen ve Quentin Tarantino gibi isimler paylaşmaktadır.


Pulp Fiction (Ucuz Roman – 1994)

ucuz roman

İlk filmi olan Reservoir Dogs ile büyük bir sükse yapan Tarantino, o dönem önüne yığılan bir çok projeyi elinin tersiyle itmiş ve kendi yazdığı Pulp Fiction için kamera arkasına geçmiştir. Ortaya çıkan eser ise onun büyük bir yönetmen olmasının önünde aslında muhteşem bir senarist olduğunu ortaya koymuştur.

Pulp Fiction kendi filmografisinin hatta dünya sinema tarihinin en büyük baş yapıtları arasında gösterilmektedir. Filmde Honey Bunny ve Pumpkin, hayatlarına biraz hareket katmak isteyen genç ve birbirine aşık bir çift küçük soyguncudur. Öte yandan, iki kaşarlanmış gangster, Vincent Vega ve Jules, günlük işlerinden biri olarak, patronlarına ödemeyi geciktiren bir kaç sahetekar genci vurmaya giderler. Vincent patronun güzel ve genç karısına bebek bakıcılığı yapmakla da görevlendirilirken ortağı suç yaşamına son vermeye karar verir. Cesur bir boksör ise para karşılığı hile yapmayı reddederek şehirden kaçar. Kader bu aykırı tipleri muhteşem bir şekilde bir araya getirecek, yollarını kesiştirecektir

Grease filmiyle efsaneleşen Travolta’nın kariyerinin dibini yaşadığı bir dönemde yeniden popülaritesini zirveye taşıyan film, aynı zamanda Samuel L. Jackson ve Uma Thurman gibi oyuncuların efsaneleşmelerine de katkı sağlamıştır. Tarantino imzalı bu popüler kültür başyapıtı Samuel L. Jackson, Uma Thurman, Travolta, Bruce Willis, Harvey Keitel gibi sayısız ünlü oyuncuyu bir araya getiriyor.


Jackie Brown (1997)

jackie-brown

Quentin Tarantino’nun Elmore Leonard’ın ‘Rum Punch’ adlı romanını senaryolaştırarak hayat verdiği film, aynı zamanda Tarantino’nun  ‘Reservoir Dogs’  ve Pulp Fiction  dan sonra çektiği üçüncü uzun metraj filmi.

Bir çok otorite tarafından filmografisinin en zayıfı olarak adlandırılsa da zengin oyuncu kadrosu ve Tarantino’nun sıra dışı tarzıyla beraber sinema dünyasının kalbur üstü filmleri arasında gösterilebilir.

Bir havayolu şirketinde sıradan bir kabin memuru olarak çalışan Jackie Brown’ın silah kaçakçılarının ülkeler arası transferler için kullandıkları bir kurye olması ve bu süreçte içinden çıkılmaz maceralarının işlendiği filmde, Pam Grier, Samuel L. Jackson, Robert Foster ve Robert De Niro gibi usta oyuncular da yer alıyor.


Death Proof (Ölüm Geçirmez – 2007)

Death Proof (Ölüm Geçirmez – 2007)

Tarantino hayranlarının listelerinde son sıralarda yer verdiği, hatta  filmleri içinde en çok itelenen ve değeri verilmeyen filmdir. Tabiki Tarantino söz konusu olduğunda buradaki eleştirel yine kendi filmleri esas alınarak yapıldığını da unutmamak gerekir. Başrolünde Kurt Russell’ın, şahane bir psikopat performansıyla devleştiriği filmde karakterler ön planda tutulmuş ve film karakter diyaloglarına ve şiddet öğelerine fazlasıyla yer veriyor.Tarantino özellikle 70’lerde çekilmiş slasher ve seri katil filmlerine göndermelerle aslında hayranı olduğu ve etkisinde kaldığı filmlere bir nevi saygısını göstermektedir.

Filmin konusuna gelirsek, ünlü bir  DJ’i olan Jungle Julia en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü bir şeyin farkında değildirler; yaptıkları her şey Mike isimli psikopat bir eski dublör tarafından gözlenmektedir. Günlerdir kızların peşinde olan ve onlara zarar vermek için her yolu denemeyi kafaya koyan Mike ile kızlar arasındaki amansız gerilimi konu alan film aynı zamanda Tarantino’nun ilk görüntü yönetmenliği denemesi olması açısından da önemlidir


Inglourious Basterds (Soysuzlar Çetesi – 2009)

soysuzlar çetesi

Tarihin en vahşi savaşını tarihin en vahşi yönetmeninin gözünden sergileyen bir film.  İtalyan yönetmen Enzo G. Castellari’nin  1978 yapımı “Quel Maledetto Treno Blindato” filminden esinlenmiş olsa da Tarantino, tabii ki orijinal hikâyeden bambaşka noktalara taşıyor filmini.

Ailesi Naziler tarafından katledilen Shosanna ve Hitlere suikast düzenlemek ile görevli Yahudi teğmen Aldo Raine’in Nazilerden intikam alma amacı çerçevesinde gelişen film, Brad Pitt’in canlandırdığı Amerikalı subayı Aldo Raine’in başını çektiği ‘Nazileri avlama mangası’ diyebileceğimiz bir çetenin, Nazilere yönelik türlü işkencelerini ve katliamlarını Tarantino’dan beklenir bir şekilde rahatsız edici düzeyde vahşet sahneleriyle sergileniyor.

Diğer filmlerinin aksine Tarantino karakter geyiklerini burada biraz dizginlemiş. Her ne kadar bir savaş ve vahşet filmi olsa da , Tarantino sinemasının en güldüren filmlerinden biri olduğu da yadsınamaz.

82.Akademi Ödülleri’nde de 8 dalda aday gösterilmiş olan filmin başrollerinde, Brad Pitt, Christoph Waltz, Eli Roth, Diane Kruger, Daniel Brühl gibi büyük bir kadro karşımıza çıkıyor.


Django Unchained (Zincirsiz – 2012)

zincirsiz

Quentin Tarantino tarzında bir Western filmi ve ırkçılığa yönelik modernize edilmişmiş yeni bir bakış açısıyla hayat bulmuş efsane bir Tarantino filmi daha. Amerikan iç savaşının hemen öncesinde geçen hikaye

Siyahî köle Djangoile  Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz’in yolunun kesişmesiyle başlıyor.  İkilinin çok aranan suçluların peşlerine düşmesi ve bu süreçte aralarında gelişen dostluk samimi bir şekilde izleyiciye geçiriliyor. Schultz’un yanında her geçen gün avlanma becerilerini geliştiren  Django’nun artık tek bir hedefi vardır: köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak… Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir…
Spagetti Western türündeki projenin başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz yer alırken, Kerry Washington, Leonardo DiCaprio ve Samuel Jackson gibi yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosu göz dolduruyor.


Kill Bill Vol1-Vol2 (2003-2004)

kill bill

Kill Bill serisi şüphesiz Tarantino’yu çekirdek kitlesinden sıyırarak tüm dünyaya tanıtan projesidir. Daha önce çektiği 3 film ile sinema dünyasında büyük saygı ve prestij kazansa da bu projeyle devler ligindeki birkaç yönetmen arasına adını yazdırmıştır. Tarantino’nun  filmin süresinin çok uzun olacağı düşüncesiyle iki bölüm halinde çektiğini ifade etmesi bizim de  İki bölümden oluşan seriyi tek başlıkta sunmamızı sağlamıştır.

Olağanüstü yeteneklere sahip bir grup suikastçinin oluşturuduğu bir çeteden ayrılmak isteyen Beatrix Kiddo’nun çetenin lideri Bill ve diğer ekip üyeleri tarafından düğün gününde saldıraya uğramasının ardından, intikam ateşiyle yanan gelinimizin diğer suikastçilerin peşine düşer. Soluksuz bir kovalamaca ve aksiyona tanıklık ettiğimiz Kill Bill. Uzakdoğu dövüş sporlarının tüm destansı tarafını önümüze getirirken bir yandan da felsefe, kan ve mizahı  filminde  muhteşem bir şekilde harmanlamış.

Salt bir aksiyon filmi olmaktan öte,  içinde birçok felsefeyi de barındıran film Uma Thurman’ın muhteşem oyunculuğuyla da kadın gücünü sinemaya yansıyan en harika yapımların da başında geliyor.

Bu arada insanlık için küçük, Tarantino hayranları için büyük bir not:

Kill Bill serisinin 3. bölümünün de çekilmesi planlanıyor. Lakin bunun için Beatrix Kiddo’nun öldürdüğü  Vernita’nın kızının büyüyüp adam doğrayabilecek yaşa gelmesi bekleniyormuş. Burdan da Tarantino’nun karakterlerin devamlılığına ne derece önem verdiğini de anlıyoruz.


The Hateful Eight (Nefretin Sekizlisi – 2015)

nefretin sekizlisi

Tarantino’nun ikinci Western projesi olan The Hateful Eight gerek atmosferi gerekse diyaloglarıyla etkileyiciliğini başından sonuna dek kaybetmiyor.

İç savaşın üzerinden bir miktar zaman geçmiştir. Kar fırtınasının vurduğu buz gibi Wyoming kışında bir ödül avcısı John Ruth, canlı yakaladığı kanun kaçağı Daisy Domergue ile birlikte bir mola yerine sığınır. Ancak burada birbirinden değişik karakterlerle yolları kesişir. Bu noktadan sonra olaylar başlar. Bu 8 kişi arasındaki bazı gizli bağlar ve paranoyalar hayatta kalmalarını çok zorlaştıracaktır. Ödül avcıları arasındaki hesaplaşmaları, ihanetleri ve intikamı da gözler önüne seren filmin başrollerinde daha önce yönetmenin filmlerinden aşina olduğumuz Samuel L. Jackson ve Kurt Rusell’ı görüyoruz.

RELATED ARTICLES
- Advertisment -
Google search engine

Most Popular

Kişisel Gelişim Nedir?

Temel Bütçeleme İlkeleri

Olimposlu Tanrılar

Makine Öğrenimi Nedir ?

Recent Comments