More

    Project Starshot: Bilim mi, Gerçek mi?

    Project Starshot: Kozmik seyahat mümkün mü? Bilim ve kurgunun en meşhur harmonilerinden biridir bu soru. İnsanoğlunun evrene olan merakı belki de onun varlığı kadar eskilere dayanır. Sümerlerden mısırlılara, mayalardan yunanlılara kadar bütün antik uygarlıklar bu merakla gözlerini gökyüzüne çevirmiş ve bu merak dolu bakışlar astronomi, geometri, matematik hatta felsefe gibi birçok bilim dalının doğumuna veya gelişimine vesile olmuştur.      Gökyüzünde asılı duran binlerce parlak nokta bizim için bazen tanrılarımız bazen de atalarımızın yüce ruhları olmuştur. Gelin görün ki zamanla gözlem araçlarımız ve bil birikimimizin gelişmesiyle artık bu parlak ilahi noktaların aslında evrenin doğal süreci içerisinde meydana gelmiş kozmik cisimlerden ibaret olduklarının farkına vardık. Böylece evrene olan merakımız da yeni bir boyut kazandı. Yeni galaksiler, yeni güneşler, yeni gezegenler…    Bilimin ve teknolojinin  son yüz yılda fütursuzca gelişimi bu merakımızı bir amaca çevirmiştir. Jules Verne’nin 19. Yüzyılın ortalarında fütüristliğin sınırlarını zorlarcasına kaleme aldığı ‘Aya Yolculuk’ belki o dönem için imkansızın hayaliydi, fakat insanoğlu yüzyıl gibi bir sürede imkansız gibi görünen bu hayali gerçekleştirmeyi başardı. Apollo 11’in 1969 yılında Ay’a gerçekleştirdiği bu seyahat ve Neil Amstrong’un dünya dışı bir kara parçasında attığı o ilk adım akıllara yeni bir soru getirdi:

    Ne kadar ileri gidebiliriz?

         Günümüz teknolojisiyle birlikte bir insan ömrü süresince kendi güneş sistemimiz içerisinde herhangi bir noktaya seyahat edebiliriz.( Tabiki kusursuz bir proje çalışmasıyla) Fakat bu seyahatlerimiz oldukça uzun sürelere malolacaktır. En hızlı uzay araçlarımızla dahi dünyamıza en yakın konumunda bile marsa ulaşmamız ortalama 6 ay sürmektedir. Ama mars bizim sadece kapı komşumuzdur. Sistemimizin daha uç noktalarına ulaşabilmemiz için çok daha uzun zamanlara ihtiyacımız olacaktır. Aslında yapacağımız yıldızlararası yolculuk için önümüzdeki en büyük engel zaman olacaktır. Teorik olarak yeterli teknolojik düzeye ulaşabilirsek, solucan delikleri ve warp teknolojisi gibi gelecek nesil teknolojileri ile zaman sorununu dert etmeksizin galaktik yolculuklara çıkabileceğiz. Maalesef bu teknolojik düzeyine ulaşabilmemiz için belkide asırlara ihtiyacımız olacak. Neyse ki geçtiğimiz yıllarda açıklanan bir proje, çok da uzak olmayan bir gelecekte yıldızlararası ilk yolculuğun mümkün olabileceğini ortaya koydu.

    starshott
    proje yıldızı

             Ünlü fizikçi Stephen Hawking, bir grup bilim adamı ve milyarder yatırımcı Yuri Milner ile birlikte Her biri birer pul boyutlarında olan robotik uzay araçlarını, güneş sistemimize en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauriye ulaştırmaya yönelik bir proje üzerinde çalışmaya başladılar. Bu proje ile 4.37 ışık yılı uzaklıkta olan yıldız sistemine 20 yıl gibi bir sürede ulaşılması hedeflenmektedir. Projenin heyecanlandıran boyutunu ifade edebilmek için şöyle bir kıyaslama yapabiliriz: 1977 yılında fırlatılan Voyager uzay aracının saatte 62 bin km hızını baz alırsak, Voyagerin Alfa Centauriye ulaşması yaklaşık 73 bin yıl, insan yapımı en hızlı araç olan ve saatte yaklaşık 250.000 kilometre hıza ulaşabilen Helios-2 ile de yaklaşık 20.000 yıl sürecektir. Project Starshot un bu süreyi yalnızca 20 yıla kadar çekebileceği tahmin edilmektedir.

    Starshot uzay araçları süper ince bir yelkene eklenmiş bir pul boyutunda araçlardan oluşacak. Bu eşleştirilmiş ikili, bir ana gemide uzaya fırlatılacak ve daha sonra dünyanın yüksek rakımlı bir tesisinden yelkenlerine yansıtılan lazer ışığıyla yıldızlara doğru ilerleyecektir. Bu tarz bir yöntemle Starshotların  ışık hızının yüzde 20’sine kadar hızlanabileceği hesap edilmektedir.

    Starshot Projesine Ait Animasyon 

    Project Starshot 20 yıl içerisinde gerçekleştirilecek ve yolculuk 20 yıl sürecektir. Minyatür uzay araçlarının, komşu yıldız sisteminde yaptığı ilk verilerin ise tekrarda dünyaya ulaşması yaklaşık 4.5 yıl sürecektir. Yani farklı bir yıldızla ilgili ilk doğrudan bilgilerimize kavuşmamız yaklaşık 50 yıl içerisinde gerçekleşebilecek.

    Jules Verne’nin hayalinden 150 yıl sonra açıklanan bu proje, artık kuracağımız kozmik hayallerin  belki de o kadar uzak bir hayal olmayabileceğini, özellikle bilimsel ve teknolojik birikimimizin katlanarak gelişmesi, çok da uzak olmayan bir gelecekte daha büyük ve heyecan verici yeni projelerin de sırada olabileceğini düşündürmüyor değil.

    En Son Makaleler

    Kişisel Gelişim Nedir?

    Temel Bütçeleme İlkeleri

    Olimposlu Tanrılar

    Makine Öğrenimi Nedir ?

    İlgili İçerikler