Dünya’nın 7 harikası kavramını ilk olarak Heredot M.Ö. 5. yüzyılda ortaya atmıştı. Gezip gördüğü en muhteşem eserleri; Keops Piramidinden Zeus Heykeline, İskenderiye Fenerinden Artemis Tapınağına, Halikarnas Mozolesinden Rodos Heykeline kadar dünyanın harikaları olarak sıralamıştı. Bu eserlerin bir kısmı gücün ihtişamını haykırırken bir kısmı ise kutsallıkları simgeliyordu. Fakat bir eser vardı ki diğerlerinden bambaşka bir amaçla vücut bulmuştu. Babil’in Asma Bahçeleri, ne güçlü bir hükümdarın görkemini ne de tanrıya ulaşabilme idealini yansıtıyordu. Bir erkeğin sevdiği bir kadına olan şefkatinin ve aşkının tezahürüydü sadece.

Günümüze kadar ayakta kalmayı başaramayan Babil’in Asma Bahçeleri hakkında çok fazla bilgi sahibi değiliz maalesef. Antik dönemde varlığı konusunda kaynaklar bulunsa da tam olarak nerede inşaa edildiği bilinmemektedir. Peki Babiller ve epik bir aşkın ürünü olan bu bahçeler hakkında neler biliyoruz?
Babil İmparatorluğu
Büyük bir kısmı Sami asıllı halktan oluşan Babil imparatorluğu; Mezopotamya’da adını aldığı Babil kenti etrafında M.Ö 1894 yılında kurulmuş, Sümer ve Akad topraklarını kapsayan bir imparatorluktur. Akadça ‘tanrının kapısı’ anlamına gelen Babil adı (bab ‘kapı’, ili ‘tanrının’), İbranice’de Babel, Persçe’de Babiruş ve Grekçe’de Babylon şeklinde kullanılmıştır. Şüphesiz Babillerin en ünlü ve güçlü hükümdarı olan ve yayınlamış olduğu Hammurabi Kanunları tanıdığımız Hammurabi’dir.

Yaklaşık iki metrelik silindirik taşın üstüne çivi yazısı ile yazılmış olan yasalar tam 282 maddedir ve Hammurabi bu kanunları, Babil’in adalet tanrısı Şamaş’tan aldığını bildirmiştir. Arkeolog Jean Vincent Scheil’in 1901’de Susa, Elam’da bulduğu ve Fransa’ya taşıdığı Hammurabi kanunlarının yazılı olduğu stel, günümüzde Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.
Babil’in Asma Bahçeleri
Babil İmparatorluğu denilince akla gelen bir diğer olgu ise Babil’in Asma Bahçeleridir. M.Ö 605 yılında 43 sene Babil krallığı yapmış olan II. Nabukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken eşi Semiramis için yaptırmış, bundan dolayı da bazı kaynaklarda Semiramis’in Asma Bahçeleri olarak da karşımıza çıkar. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan bu bahçede bir çok yapay dağ, yeşillik alanlar, teras bahçeler hatta akar sular gibi yapılar yer almaktaydı.

M.Ö. 450 yılında ünlü Yunan tarihçi olan Heredot, Babil’in Asma bahçelerinden bahsederken tüm şehirlerden daha ihtişamlı ve gösterişli olduğunu söylemiş ve şehrin dışındaki duvarların uzunluğunu 80 kilometre, kalınlığını 25 metre, yüksekliği ise 100 metre olarak tasvir etmişti. Ayrıca duvarların iç kısmında som altından yapılmış heykeller ile birlikte çeşitli tapınak ve kaleler de bulunmaktaydı.

Babil’in Asma Bahçelerinden bahseden bir diğer kişi de Yunanlı bir coğrafyacı olan Strabon’dur. Strabon’a göre bahçeler birbiri üzerinde bulunan kübik direklere inşa edilmiş, bu kübik direklerin iç kısımları ise bitki yetiştirebilmek için toprak ile doldurulmuştu. En yüksekte bulunan bahçeleri sulamak için Fırat Nehrinden zincirli pompa yardımı ile sular çekilmekteydi. Babil’in Asma Bahçeleri’nin yeri tam olarak belli olmasa da bugün; Irak’ın El Hilla şehrinin yakınlarındaki Babil kentinde inşa edildiği bilinmektedir. Bu şehrin içindeki tapınaklara ve asma bahçelere ait olduğu düşünülen kalıntılar 20. yy.’da yapılan kazılarla meydana çıkarılmıştır.

