1904 doğumlu İspanyol ressam Salvador Dali, 1920-1923 yıllarında Madrit akademisinde öğrenci iken noktacılık tekniği kullanarak Katalonya resimleri çiziyordu. ‘Pierrot ve Gitar’ sanatçının kübizme geçişinin ilk örneğidir. 1927 yılında Paris’te Picasso ve gerçeküstücü sanatçılarla tanışmasıyla bu alanda kolajlar yapmaya başladı. Freud’un kuramlarından da etkilenen Dali yeni tarzının ilk örneklerini vermeye başladı.

1929 yılında Dali, bundan sonraki yaşamını derinden etkileyecek olan ve ilerde evleneceği Gala’yla tanıştı. Fakat tanıştıkları dönemde Gala halen Eluard ile evliydi. Aynı yıl Goemans galerisinde açtığı sergide pek çok tablosu alıcı buldu.
Bunuel’le gerçekleştirdiği ve sürrealist ve deneysel sinemanın ilk örenekleri kabul edilen iki filmden (Endülüs Köpeği -Un Perro Andaluz-, 1928. Altın Çag -La Edad de Oro-, 1930) sonra ünü giderek armaya başladı. Dali için şöhretin kapılarını tamamen açan olay ise New York fuarı için Venüs’ün Rüyası siparişini alması oldu. Artık Salvador Dali sanat dünyasında adından söz ettiren, gerçeküstücülüğü en iyi temsil eden sanatçıların başında geliyordu.

Eserlerinin büyük bir bölümünü 1928 yılından sonra üreten Dali, gerçeküstücülüğün en önde gelen ressaamlarındandır. Aykırı özgünlüğü sebebiyle her türlü üslubu aşmış bir sanatçıdır. Bazen eleştirdiği bazen de mizah yoluyla alay ettiği bir dünyaya kendisini kabul ettirmeyi başarmıştır.
İspanya’nın başkenti Madrid’te bulunan ve geleneksel eğitimin önemli temsil merkezlerinden olan San Fernando Akademisi’nde geleneksel eğitim almıştı. Buna rağmen fantazi merakı ve aykırı hayal gücü hiç törpülenmemişti. Bu yapısından olsa gerek çok başarılı bir öğrenci olmasına rağmen disiplinsizliği sebebiyle buradan kovulmuştu. İlk dönemlerinden itibaren sanatını gelenekçiliğe karşı ve devrimci bir anlayışla gerçekleştirmişti.

Salvador Dali kendi yaratım sürecini açıkladığı bir çok makalede ve 1941’de yayımladığı ‘Dali’nin Gizli Yaşamı’ adlı özyaşam öyküsünde: Düsgücünün çağrışımsal düzenekleriyle temellenen “eleştirili paranoyak etkinlik’ olarak nitelemişti.

Dali’nin çifte görüntüye (yani bir at figürü aynı zamanda Görün meyen Uyuyan Kadın, At ve Aslan daki gibi bir kadın olabilir), “yumuşak” görüntüye (yumuşak saatler. Yaratılış’taki jelatinden Havva) ya da insan biçimindeki manzaralara Arcimboldo’nun yarattığı ve Dali den önce Max Ernst’in kullanmış olduğu yöntem) karsı özel bir eğilimi vardır.

”Bir Savaş Biçimindeki Kadın Başı” adlı yapıtta Leonardo da Vinci‘nin salık verdiği yolu denemiştir.




