Kuantum dolanıklığı nedir? İki atom altı parçacık bir süperpozisyon halinde ise dolanık durumdadırlar ve bu durum, iki parçacığın spinleri ile tanımlıdır. Aynı spine sahip iki fermiyon türü parçacık birarada bulunamaz. Birinin spini bir yöne giderken diğeri zıt yöne döner. Bunlara eş parçacıklar da denir. ”kardeş” veya ”bağlı” diyebileceğimiz bu iki farklı parçacık, birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, birbirleriyle haberleşirler ve bu haberleşme ışık hızından daha kısa sürede – ANDA- gerçekleşir. Birisi saat yönünde döndüğü sırada diğeri saat yönünün tersi yönde döner. Dolanık parçacıkları birbirinden uzaklaştırdığınızda dolanık durumu sürer. Parçacıklardan birinin bilinmesi, aralarındaki mesafe ne kadar büyük olursa olsun, bize anında diğeri hakkında bilgi verecektir. Özetle, dolanık parçacıklar yoluyla ışık hızından daha hızlı bir iletişim ve bilgi aktarımı mümkün görünüyor.

Kuantum Dolanıklığı teorisi, Einstein’in kağıt üzerindeki hesaplamalarla öne sürdüğü teori, ilk defa Vienna üniversitesi akademisyenleri tarafından 2016 da kanıtlanmıştır. Einstein, teoriye konu olan etki olayını tanımlamak için ”ürkütücü” kelimesini kullanmıştı. Bunun sebebi, evrenin iki ayrı ucundaki iki parçacık arasında bile”kuantum dolanıklık” etkileşiminin gerçekleşme ihtimalidir. Yani belki de bir ışının kat etmek için milyarlarca yıl yol alması gerektiği mesafeler arasında, EŞ ZAMANLI ve BİRBİRİNE BAĞLI olarak ”kuantum dolanıklık” eylemi gerçekleşebilir. Eylemin kanıtlanmış ve görüntülenmiş olması, bu nedenle önemlidir.
Klasikleşmiş şehir efsanelerimiz vardır filmlere, kitaplara, destanlara konu olan. Bir anne eğer çocuğunun başına kötü bir şey geldiyse bunu hisseder. Yahut birbirine aşık çiftler arasında bu durum söz konusudur. Mecnun’a edilen işkenceyi Leyla yüreğinde hisseder ve duygusal belkide fiziksel acı çeker. Öte yandan altıncı hissinin kuvvetli olduğunu söyleyen ve yaşanan bir olayı hissettiğini söyleyen insnalar olduğuna dair şehir efsanelerini duyuyoruz. Kimi zaman bizler de bu tür hislere kapılmışızdır. Peki bu nasıl olabilir? Gerçekten fiziksel olarak böyle bir durum mümkün mü? Bir anne çocuğunu görmeden hissedebilir mi?

Evrende işlerin bildiğimiz kuralların dışında işlediğini biz kuantum fiziği ile öğrendik. Diyor ki Einstein; eğer iki kuantum parçacık birbirine çok fazla yaklaşırsa aralarında bir bilgi (ya da enerji) alışverişi olur ve bu alışveriş sırasında iki parçacık arasında bir bağ oluşur. Bu öyle bir bağ ki bu iki parçacık sürekli olarak iletişim halinde kalırlar. Basitçe anlatmak gerekirse bu iki parça eş zamanlı olarak sekronize olur ve bu sekronizasyonu birlikte iken kaybetmezler. Fakat klasik fiziğe göre bu iki parçacığı birbirinden ayırdığımızda artık sekronize hareket etmeleri mümkün olmamalıdır. Oysa bizim parçacıklarımız birbirine klasik fizik kurallarının tanımlayamadığı bir bağ ile bağlanmıştır. İki parçacığı birbirinden ayırın, milyonlarca kilometre uzaklara taşıyın. bu iki parçacık eş zamanlı hareket etmeye devam etmektedir. İşte bu duruma kuantum dolanıklık diyoruz. Bunun bizim bildiğimiz fizik kuralları ile açıklanması mümkün değildir.
Subhanallah!!!

